Aylardır Yarrağa Hasret Kalan Komşum

Selam sex hikayeleri tutkunları. İstanbul Fatih semtinde bir apartmana taşındık. Oturanların hepsi tutucu aileler. Bazıları çarşaflı, bazıları türbanlı. Karım açık giyinir ancak fazlada açık olmayı sevmez. Apartmana taşınalı bir ay geçmesine rağmen hiçbir komşu güzelgeldine gelmediler. Erkekler bana, kapalı kadınlarda karıma selam vermiyorlardı. Bizi dışlamışlardı. Komşular güzelgeldine gelmeyince, karım kek pasta falan pişirmiş, onları çaya davet etmiş, ancak kimse gelmemiş. Akşam karımın gözlerinden yaşlar akarak bana şikayet etti ve “Buradan taşınalım!” dedi. Ne olduğunu sorduğumda, komşular (Biz açık bir kadının pişirdiklerini yemeyiz!) demişler.

Benim de canım çok sıkıldı, fakat, “Taşınmayıp sabredelim, nasıl olsa bir aileyle bir gün samimiyet kurarız.” dedim. Ama 1 yıl kimseyle konuşamadan apartmanda oturduk. Birgün karşı komşumuz çarşaflı Emel hanımla apartman girişinde karşılaştım. Elinde çok büyük bir karton kutu vardı, taşımakta zorlanıyordu. Başını öne şayetek bana, “Komşu, yardımcı olurmisin?” dedi. Ben de, “Hayhay efendim!” dedim ve elinden aldım, yukarı kadar taşıdım. Karton gerçekten çok ağırdı, içinde Çelik Tencere takımı varmış. Kapısının önüne kadar gdolayıp bıraktım. Emel hanımın yalnızca gözleri görünüyordu ve gözleri gülerek bana teşekkür etti.

Birkaç gün sonra Emelle yeniden kapıda karşılaştık. Bana selam verdi, gözleri yine gülüyordu. Bu sefer gözlerine dikkatli bakınca çok hoş olduğunu fark ettim. O da benim gözlerime derin derin baktı ve “Komşu, kocam sizinle tanışıp bir çay içmek ister, bize gelirmisin?” dedi. Ben, karımın bir aylığına annesine gittiğini, evde yalnız olduğumu söyleyip, “Karım gelince birlikte ziyaret edelim.” dedim. O da, “Siz yalnız gelseniz de olur…” dedi. “Hayhay! Geleyim ozaman.” dedim.

Akşam yemeğinden sonra kapılarını çaldı Emel açtı ve buyur etti. Beni oturma odasına aldı. Kocası yatakta uzanıyordu, beni görünce yarım oturdu ve “Komşu güzelgeldin, eksiklika bakma, ben biraz rahatsızım, ayağa kalkamıyorum.” dedi. Ben, “Önemli değil.” dedim. Kısaca tanıştık ve karısına yardımım için çok teşekkür etti. Kocası tutucuydu, ancak neşeli bir adamdı, kısa zamanda muhabbete başladık. Altı ay önce trafik kazası geçirmiş ve belinden aşağısı felç olmuştu, her şeyiyle karısı ilgileniyordu.

Emel hanım çaylarımızı getirdi, çarşafını çıkarmadan odaya oturdu. Üçümüz biraz daha konuştuk ve erkenden ayrıldım. Emel hanım kapıdan uğlinkarken ona, “Bir ihtiyacınız olduğunda söylemeniz yeterli olacaktır, elimden geleni yaparım.” dedim. Güzel gözleriyle gülerek teşekkür etti.

Emelin gözlerini unutamıyordum. Çok hoşidi. Uyurken dahi hayal kurmaya başlamıştım, Emelin gözlerine bakarak onu öptüğümü düşünerek uyuyordum.

Bir akşam geç vakitte kapım çaldı, hemen açtım. Karşımda Emel duruyordu. Gözleri bu sefer daha da hoşidi, zira gözkapaklarını pembe ile renklendirmişti. Çarşafının yüz kısmını açarak, “Ahmet bey, size bir tabak börek getirdim, alırsanız memnun olurum.” dedi. İlk defa yüzünü tam görmüşbütün ve içimden (Aman Tanrım!) dedim. Parlak kırmızı rujlu dudakları, bembeyaz inci gibi dişleriyle, karşımda sanki bir manken vardı. Ne diyeceğimi bilemeden dondum kaldım. Emel benim şoka girdiğimi görünce tabağı elime tutuşturdu. Elini elime hafifçe değdirince kalbim duracak gibi oldu. “Emel hanım zAHmet etmişsiniz, teşekkür ederim, tabağınızı boşaltıp hemen getiriyorum, biraz bekleyin lütfen.” dedim.

Hiç beklemedim bir yanıt verdi, “Ahmat bey müsadeniz olursa ben boşaltayım.” dedi. Hemen kapıdan çekilerek, “Buyurun.” dedim. Kapıyı kendisi örttü ve mutfağa girdi, ben de arkasından gittim. Bir melek gibi süzülerek yürüyordu. Çarşafının altında uzun topuklu ayakkabı vardı. Çarşafını biraz yukarıya çekmiş, ayakkabısının ve ince siyah çorabının hoşliği ortaya çıkmıştı. Tabağı masaya koydu. Ben korkarak sandalyeyi çektim, “İsterseniz biraz oturun.” dedim. Hemen oturdu, ben de karşısına oturdum. “Kocanız nasıl?” dedim. Gözleri bir an sulandı ve “Çok kötü Ahmet bey, çok ağır ilaçlar kullanıyor ve sürekli uyuyor, biraz önce yine uyudu, sabaha kadar top atsan uyanmaz artık!” dedi. Canının çok sıkıldığını ve biraz dertleşmek istediğini ifade etti. Karımın olmadığını bildiği halde çarşaflı şuh bir hanımla evde yalnızdım ve şeytan (Tamam oğlum köşeyi döndün!) diyordu.

Emel biraz havadan sudan anlattı ve esas konuya girdi. Kocasının belinden aşağısıyla beraber erkeklik organı da fonksiyon görmüyormuş ve iyileşmesi yıllar alacakmış. Emel hanım benden ilk defa yardım istediğinde gözlerindeki gülümsemeyi anımsadım, ilk mesajını ta o zaman vermişti. Genç ve hoş kadın 6 aydan beri bir erkeğe açtı. Aklımdan bunlar geçerken, Emel hanım gözlerime bakarak, “Ahmet bey ben çok özledim…” dedi. Anladığım halde, “Neyi?” diye sordum. “Biliyorsun… Bir kadın en fazla neyi özlüyorsa onu…” dedi ve gözleriyle (Beni sik!) diye yalvarırcasına bakmaya başladı.

Ben de neredeyse 1 aydan beri karım olmadığından iyice sekse susamıştım. Yavaşça Emelin yanaklarından tuttum ve rujlu dudaklarını emmeye başladım. Belime sarılarak amını sertleşen yarağıma dayadı ve dilini ağzıma soktu. Dilini ısırdım, o da benim dilimi emdi ve ısırdı. Çarşafının üstünden poposuna yapıştım, altında külot yoktu ve ipek çarşafın yummUşaklığıyla poposunun sertliği beni çıldırtmaya yetmişi. Gözlerine bakarak, “Siz evdeyken makyaj yaparmısınız?” dedim. “Hayır, ilk defa bugün kocam uyuduktan sonra gizlice yaptım.” dedi. “Neden?” dedim. “Seni çıldırtmak ve kendimi siktirtmek için!” dedi. Çarşafını bir atılımde üzerinden çıkardım…

Memeleri çok hoş ve dimdikti. Siyah külotlu çorap giymişti. Ben külotlu çorap fetişiydim, onu öyle görünce yarağım biraz daha büyüdü ve kazık gibi oldu. Rujlu dudaklarıyla yarağımı yalamaya emmeye başladı. Ben de çorabının üzerinden amını yalamaya, öpmeye ısırmaya başladım. İkimiz de çıldırmıştık. Çorabının önünü yırttım ve dilimle içini yaladım. Başımdan tutarak kendine çekti, “Sik artık beni, dayanamıyorum, tam 6 aydan beri amıma yarak girmedi, sok artık, sok!” diye bağırdı. Siyah başörtüsüyle altımda sikilmeye hazır bir karı vardı. Ağzımla ağzına yapıştım. Nefes alamıyordu ancak dilimi ısırıyor ve eliyle tuttuğu yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Amı vıcık vıcık ıslanmış köpürmüştü. Çok dar ve ufak bir amı vardı. Benim yarak ise hayli büyüktü, girerken zorlayacağı belliydi.

Emele “Benim yarak biraz büyük sanırım, sokarken acıtabilirim, eksiklika bakma.” dedim. “Evet Ahmet bey, yarağınız çok büyük, kocamınkinin iki katı, sokun artık!” dedi. Birden ve de çok hızlı sokmalıydım altımdan kaçmasın diye. Bağırmamasını ifade ettim ve ağzımı ağzına iyice bastırdım, ki çığlık atarsa duyulmasın diye. Yarağımı amına en son hızımla soktum, Emelin çığlığı ağzımın içinde boğuldu ve gözlerinden yaş geldi. Altımdan kaçmaya çalışıyor ama yaraktan kurtulamıyordu. Yavaşça çektim yavaşça soktum ve ağzını serbest bıraktım. Zevkten inlemeye başladı ve yüzlerce kez (Sik beni!) diye yalvardı.

15-20 dakika yavaş yavaş siktim ve Emel 2 kez orgazm oldu, elleri yana düştü. Birkaç kez dölüm gelmeden beklemiş ve geciktirmiştim. Birkaç kez geciktirince benim yarak küser ve dölü fışkırtmazdı. Kendi karımı da bu teknikle en az bir saat sikerdim. Karım da (Ne olur boşal artıkamım felç oldu!) diye yalvarırdı. Emel de aynı karım gibi başladı, gözlerime bakarak, “Hadi boşal artık, fışkırt dölünü, doldur içimi, korkma korunuyorum!” dedi. Ben de dölümün yalnız bir saat dahaamını sikersem ya da götüne sokarsam fışkıracağını ifade ettim. “Tamam, nasıl olsa orospu olduk, göbütünü de sik ki tam orospu olayım!” dedi ve arkasını dönüp domaldı…
Emelin in götüne hiç yarak girmediği belliydi. Amından akan sularla göt deliğini yarağımla yağladım. Sonra yarağımın başını göt deliğine dayayıp yavaş yavaş soktum. Bağırmasını ve kaçmasını bekliyordum, ancak öyle olmadı. Başı girince, “Acımıyor mu?” diye sordum. “Acıyor, ancak aldığım zevk daha çok, yavaş yavaş sok canım!” dedi. Götünün o dar deliğine yavaş yavaş gitgeller yaparak giriyordum. 5 dakika içinde delik iyice genişledi ve dibine kadar gömünce Emel derin bir zevk çığlığı attı. Artık hızlı hızlı sokup menfaatiyordum. 5-6 dakika kadar daha götünü siktim, dölüm gelmek üzereydi. Dölüm tam fışkırmak üzereyken götünden çekip amına gömdüm ve boşalttım. Yarağımı amından çıkarmadan bir süre arkasına abanmış halde kaldım. Sonra amından çıkıp bunu sırtüstü yatırdım ve dudaklarına yapıştım. 10 dakika öpüştük. Emel aniden kalktı giyindi ve hiçbir şey söylemeden kaçtı gitti.

Ertesi akşam eve gelirken Emeli yeniden sikmeyi hayal ediyordum. Ama birdaha uğramadı. Birkaç gün sonra da (ben işteyken) taşınmışlar. Kapıcıya nereye taşındıklarını sordum, bilmiyordu. Birdaha da Emeli bulamadım.

Leave a Reply